Aşı Sonrası Hayatını Kaybeden 25 Kişide Aşı Yüzünden Miyokardit Oluştuğu Kanıtlandı mı?

Geçtiğimiz günlerde, Almanya’da yapılan otopsi sonuçlarında aşı olan 25 kişinin aşıya bağlı miyokardit (kalp kası iltihabı) nedeniyle hayatını kaybettiği ve otopsilerin aşıya bağlı ölümlerin gizlenmesi için yapıldığına dair iddialar sosyal medyada paylaşıldı.
Söz konusu iddiada yer alan bağlantı Almanya’daki Heidelberg Üniversite Hastanesi’ne bağlı bilim insanları tarafından yayınlanan “Autopsy-based histopathological characterization of myocarditis after anti-SARS-CoV-2-vaccination” isimli makale. BioNTech ve Moderna mRNA aşıları olması ardından 20 gün içinde beklenmedik bir şekilde ölen 35 kişinin otopsi verileri incelenmiş. Araştırma sonucunda 2 kişinin aşıya bağlı miyokardit nedeniyle hayatını kaybettiği ve 3 kişinin ise aşıyla bağlantılı olarak hayatını kaybettiği ihtimalinin üstünde durulmuş.
Makalede net şekilde araştırmanın dar bir çerçevede sadece hayatını kaybeden kişiler arasında yapıldığı ve sonuçların aşılama ile miyokardit arasında kesin bir işlevsel kanıt veya doğrudan nedensel bir bağlantıya kanıt olmayacağı belirtilmiş. Araştırma yazarları, sonuç kısmında araştırmanın önemli olduğunu fakat herhangi epidemiyolojik çalışma olarak kullanılamayacağını vurgulamış. Son olarak, aşılama sonrası bildirilen miyokardit insidasının düşük olduğu ve COVID-19 risklerinin aşı ile kaydedilen riskten daha büyük olduğu vurgulanmış:

Otopsiler COVID-19 Aşılarının Miyokardite Neden Olduğunu mu Gösteriyor?

Özellikle mRNA aşılarının, yan etkisi olarak çok nadir olsa da miyokardite sebep olabileceği uzmanlar tarafından dile getiriliyor. Geçtiğimiz yıl sonlarına doğru aşı çalışmaları devam ederken birçok kurum, aşıların miyokardite sebep olduğuna yönelik bulgular elde etmişti.
Fakat mevcut bulgular, aşıların insanlar için tehlikeli olduğu anlamına gelmiyor. Söz konusu makalede, aşıların yan etkilerinin neler olabileceğine yönelik tespitler yapılmaya çalışılmış. Ölen kişiler arasında önceden miyokardit hastalığına sahip olanların olabileceği söz konusu olduğu gibi, önceden COVID-19 virüsüne yakalananların miyokardit ihtimalinin 5 kat daha fazla arttığı biliniyor. Aşının milyonlarca kişiye yapıldığı varsayıldığında, aşıların miyokardite sebep olduğu ihtimali bilim insanlarının belirttiğine göre 50 binde 1 ile 100 binde 2.7 olarak tanımlanıyor (Bazı araştırmalarda ise bu 1 milyon dozda 18 kişi olarak tespit edilmiş). Yani aşıların miyokardit ile bir nedensellik göstermesi çok düşük bir ihtimal olarak bulunsa da, COVID-19 virüsüne yakalanan birinin miyokardit geçirme ihtimali normalden çok daha fazla. Aşıların önceki varyantlarda virüsün bulaş gücünü azalttığı ve korumayı artırdığı göze alındığında, COVID-19 aşıları virüs hayatımızda olduğu sürece belirli oranlarda koruma sağlıyor. Ayrıca sadece COVID-19 aşılarında değil, çiçek ve influenza aşılarında da belli bir oranda miyokardit tehlikesi bulunuyor.
Yan etki risklerinde göz önünde bulundurarak, Dünya Sağlık Örgütü ve güvenilir sağlık kuruluşları, uluslararası kurumlar tarafından onaylanmış COVID-19 aşılarının yaptırılmasını tavsiye ediyor.
COVID-19’dan Ölen Kişilere Otopsi Yapılması Yasak mı?
İddianın ikinci kısmında ise aşıya bağlı ölümlerde otopsilerin yasaklandığı iddia ediliyor. Fakat söz konusu iddianın aksine DSÖ, virüs kaynaklı hastalıktan ölmüş olanlar üzerinde otopsi yapılması için bazı yönergeler hazırlamış. Örneğin, otopsi sırasında hangi tıbbi malzemelerin kullanılması gerektiği belirtilmiş. Buna göre, el hijyeni, lastik eldiven, solunum cihazı, uzun kollu bluz, yüz maskesi ve önlük sayılmış.
Öte yandan, DSÖ’nün ülkelere yönelik hiçbir yaptırım gücü de bulunmuyor. DSÖ ilgili ülkelere tavsiye verebilme yetkisine sahip. Ülkeler, egemenlik hakları gereği, bu tavsiye kararları çerçevesinde kendi ülkeleri adına politikaları belirliyorlar. Nitekim, çeşitli ülkeler kendi otopsi süreçlerini devam ettirmiş ve bunların bir kısmı akademik makalelerde yayınlanmış. Türkiye’de Adli Tıp Kurumu tarafından da “COVID-19 Otopsi Talimatı” yayınlanmış durumda. Bu talimatnamede ön incelemede alınacak tedbirler, otopsi sırasında alınacak tedbirler, otopsi sonrası dezenfeksiyon ve sterilizasyon ile tıbbi atıkların yönetimi üzerine çeşitli talimatlar sıralanmış.

Otopsiler COVID-19 Aşılarının Miyokardite Neden Olduğunu mu Gösteriyor?

Pandeminin başlarında, Adli Tıp Kurumu’na (ATK) otopsi yapılmak üzere getirilen cenazelerin COVID-19 testinin pozitif çıkması halinde otopsilerin bulaş riskini önlemek için negatif basınçlı odalarda yapıldığı biliniyor.
İddia KISMEN YANLIŞ
Bir Twitter kullanıcısı tarafından paylaşılan gönderide COVID-19 aşısı sonrası hayatı kaybeden 25 hastada aşı nedenli miyokardit tespit edildiği iddia edilmişti. İddia ile beraber paylaşılan makalede yapılan araştırmanın COVID-19 aşısı ile miyokardit arasında bir nedensellik olduğuna kanıt olarak gösterilemeyeceği açıkça belirtilmiş. Bununla beraber makalede aşılama sonrası bildirilen miyokardit insidansının düşük olduğu ve COVID-19 risklerinin aşı ile kaydedilen riskten daha büyük olduğu vurgulamış. İddianın ikinci kısmında ise COVID-19 ölümlerinde otopsilerin yasaklandığı iddia edilmişti. İddia incelendiğinde Dünya Sağlık Örgütü’nün otopsileri yasaklama gibi bir yetkisi olmaması bir yana, Türkiye’de ve dünyada COVID-19 kaynaklı ölümlerde otopsilerin yapılmaya devam edildiği görülüyor.