Türkiye’de COVID-19 Küresel Salgın Sürecinde Yönetici Hemşirelerin Deneyimleri: Nitel Bir Araştırma

2020 yılında COVID-19 denilen koronavirüs salgınından dolayı Dünya Sağlık Örgütü tarafından küresel pandemi yani küresel salgın ilan edildi. Daha sonra hükümetler tarafından bazı önlemler alınmaya başlandı. Bu önlemler, bireylerin ve toplumların alışık olmadığı davranış kalıplarını ve yasakları içerdi. Bu yasakların ve davranış kısıtlamalarının bir takım toplumsal ve ekonomik etkileri zamanla ortaya çıkmaya başladı. Fakat yine de sosyolojik anlamda kesin bir öngörüde bulunmak için daha erken bir zamandayız. Çünkü sağlık ile yaşam tarzı güçlü bir şekilde birbiriyle bağlantılı olduğu için salgın süreci halen devam etmektedir. COVID-19 salgını bir sağlık krizi olarak neredeyse tüm dünyada hayatı olumsuz etkiledi. Ülke yöneticilerinin gerçekleştireceği zirveler, spor maçları ve yarışmaları, bilimsel kongreler, eğitim-öğretim etkinlikleri ve diğer pek çok toplumsal etkinlik ertelendi. İnsanlar virüs salgınından korunmak için evlerden çıkmamaya başladı. Belli yaşlardaki insanlara sokağa çıkma yasağı getirildi. Hatta insanların şehirlerinden çıkmaları bile engellendi. Bu salgının olumlu etkileri de oldu. Örneğin doğanın yapısı olumlu şekilde değişmeye başladı. Çünkü insanların eve çekilmesi ve özellikle sanayi faaliyetlerinin yavaşlaması ile doğa kendi olağan ritmine geri dönüş sürecine girdi. Örneğin İstanbul’da hava kirliliği % 30 civarlarında azalırken, boğazda yunusların yüzmeye başladığı görüldü. Ayrıca dünyanın çeşitli yerlerinde yaşanan savaşlar ve silahlı çatışmalar durma noktasına geldi. Bu küresel sağlık krizinin, olası toplumsal sonuçlarını kavramsal ve kuramsal olarak irdelemek amacıyla bu makale yazılmıştır. Bu çalışmada, tarihte yaşanılan salgınlardan hareketle halk sağlığının önemi ve COVID-19 salgınının toplumsal etkileri derlenmeye çalışılmıştır. Bu derleme için yerli ve yabancı kaynaklardan literatür taraması yapılmıştır.